Yüksek Yağlı Ketojenik Diyetlerin Fiziksel Performansa Etkisi (Sistematik İnceleme)

              

Sporcularda, fiziksel performansı desteklemek için yüksek yağlı ketojenik diyetlerin kullanımı son yıllarda popülerlik kazanmıştır. Bu diyetler egzersiz sırasında yağ alımını arttırıp karbonhidrat oksidasyonunu azaltmayı amaçlamaktadır.

Karaciğerde ve kasta glikojen olarak depolanan karbonhidrat, uzun süreli fiziksel performansı sürdürmek için kullanılan hazır bir enerji kaynağıdır ve daha yüksek yoğunluklu egzersiz için birincil yakıttır. Yüksek karbonhidrat alımıyla glikojen depolama kapasitesi karaciğerde ∼100 g (∼400 kcal) ve iskelet kasında ∼300–700 g (∼1200–2800 kcal) ile sınırlıdır. Glikojen depoları uzun süreli egzersiz sırasında tükenerek yorgunluğa ve fiziksel performansın düşmesine neden olabilir.

Fiziksel performans üzerindeki etkilerin belirlenebilmesi için ketojenik diyetin belirli bir süre uygulanması gerekip gerekmediğine dair çok fazla tartışma vardır. Sherrier ve Li, kısa dönemli (1-7 gün) çapraz çalışmalarla fiziksel performans üzerinde yapılan değerlendirmelerin, metabolik adaptasyonların performansa etki edebilmesi için yeterli zaman olmaması nedeniyle kafa karışıklığı ve yanlış yorumlamaya yol açtığını belirtmiştir.

Yüksek yağlı, ketojenik diyetler (<50 g karbonhidrat/gün, yağdan ∼60–80 % kcal, ∼1,2 g protein-kg) potansiyel bir müdahale olarak son zamanlarda tekrar tartışılmaya başlanmıştır. Kas ve adipoz dokuda yağ olarak depolanan enerji bolluğu ile ketojenik diyetin yağ oksidasyonunu ve glikojendeki yavaş düşüşleri destekleme eğilimi göz önüne alındığında, ketojenik diyetin bir takım potansiyel ergojenik etkileri olması olasıdır.

Konu ile ilgili literatürde 926 çalışma incelenmiş ve bunların 17 tanesinin inceleme kriterini karşıladığı görülmüştür. Bu 17 (10’u paralel/7’si çapraz-boylamsal) çalışma toplam 278 katılımcıyı (erkek: 221, kadın: 57) kapsamaktadır. Ortalama diyet süresi paralel çalışmalar için 58 ± 27 gün, çapraz-boylamsal çalışmalar için 43 ± 24 gündür. Ketojenik diyet için paralel çalışmalar sırasında ortalama makro besin alımı, 204 ± 79 g yağ/gün (%72), 36 ± 9 g karbonhidrat gün (%6) ve 131 ± 28 g protein/gün (%22) ve kontrol grubu için ise 69 ± 15 gr yağ/gün (%26), 357 ± 131 gr karbonhidrat/gün (%56) ve 105 ± 24 g protein/gün (%18) olarak belirlenmiştir. Çapraz-boylamsal çalışmalar sırasında ortalama makro besin alımı 217 ± 64 g yağ/gün (%73), 32 ± 10 g karbonhidrat/gün (%5) ve 126 ± 34 g protein/gün (%22) ve kontrol grubu için ise 100 ± 21 g yağ/gün (%33), 327 ± 79 g karbonhidrat/gün (%49) ve 124 ± 16 g protein/gün (%18) olarak tespit edilmiştir.

Katılımcılar sağlıklı (kronik hastalığı olmayan) ve obez olmayan (BKI<30 kg/m2) kişilerden seçilmiştir. Dayanıklılık tipi (yüksek veya düşük yoğunluklu) egzersiz yapanların karşılaştırıldığı 13 çalışmanın 10’unda ketojenik diyet alan grup ile kontrol grubu karşılaştırıldığında performans açısından bir farklılık olmadığını bildirmiştir. Benzer bir çalışmada McSwiney ve arkadaşları ketojenik diyet uygulayan dayanıklılık eğitimi alan sporcuların ilk 7-10 gün boyunca algılanan enerji seviyesinde ve fiziksel performansında bir düşüş kaydetmiştir.

Güç tipi performans değerlendirmesinde bakılan 16 çalışmanın ise 3’ünde daha düşük, 2’sinde daha yüksek performans görülürken 11’inde ise herhangi bir fark olmadığını bildirmiştir.

Uzun mesafe koşucularının üzerinde yapılan ve fiziksel performansı ölçen bir çalışmada, ketojenik diyetin performans üzerine olumsuz etkisinin olmaması için diyetin uygulanma süresinin altı çizilmiştir. Çalışmaya göre 4, 14, 28 ve 42 gün süren ketojenik diyetlerden sonra yapılan 5 km’lik koşularda performans ve zaman değerlendirildiğinde; 4 günlük ketojenik diyet uygulayan sporcular kontrol grubuna göre koşuyu daha kısa bir zamanda bitirirken, 14 günlük ketojenik diyet uygulayan sporcularda kontrol grubuna göre bir farklılık gözlenmemiştir.

Ketojenik diyetin vücut kompozisyonuna olan etkisine bakıldığında metabolik adaptasyonlara ek olarak yağ kütlesini azaltmada etkili olabileceği öne sürülmüştür. Mevcut sistematik incelemelerde vücut kompozisyonuna etkisini ölçen 9 çalışmanın sonuçları bu ifadeyi doğrulamaktadır. Yapılan çalışmada ketojenik diyet uygulayan sporcularda kontrol grubuna göre vücut kompozisyonunun (vücut ağırlığı ve yağ yüzdesinin azalması) kontrolü daha başarılıdır. Fakat vücut kompozisyonunu inceleyen çalışmalar; ketojenik diyet ile vücut ağırlığı kontrolünün fiziksel performansa olumsuz yansıyıp yansımayacağı konusuna açıklık getirmemiştir.

Genel olarak çalışmalardaki sonuçlara bakıldığında ketojenik diyetin olumlu ya da olumsuz bir etkiye sahip olup olmadığı bilinmemektedir. Özellikle ağırlık ve yağ yüzdesi kontrolüne yardımcı olduğu savunulan ketojenik diyetin bazı sporlarda olumlu etkileri bulunsa da fiziksel performans üzerindeki etkisi açık değildir. Bununla birlikte, çalışmalar arasındaki uyumsuz sonuçlar; uygulama süresi, eğitim durumu, performans ve cinsiyet gibi birçok faktöre bağlı olabilir.

 

Çevirmen: Yeşim Cemre Ataroğlu

Editör: Kurtuluş Öztürk

Makale Yayınlanma Tarihi: 14/03/2021

 

Kaynak: doi: https://doi.org/10.1093/advances/nmaa101.

 

Paylaşmak Güzeldir:

İlginizi Çekebilir