Pilot Beslenmesinin Önemli Noktaları (Fly Fit, Fly Safe)

Florence Nightingale’in Kırım Savaşı sırasında İngiliz ordusu için yaptığı çalışmalardan bu yana beslenme durumu ve diyetin performans üzerindeki etkileri tartışılmıştır (Nightingale, 1860). 1860’lı yılların ortalarından itibaren ise askerlerin sıvı tüketimi ve beslenme düzeninin performans üzerine etkileri araştırılmaya başlanmıştır. Havacılık önceleri askeri bir düzen içinde incelemişken teknolojinin gelişimi ile birlikte sivil havacılığın hızlanması, pilotların yaşam standartlarının da değişmesine sebep olmuştur.

Günümüzde en çok endişe duyulan durumlar uçuş esnasında pilotlarda dehidratasyon veya hipoglisemi oluşmasıdır. Beslenme düzenleri genellikle bu iki genel endişeyi yok etmek üzerine düzenlenmiş olup sağlığın sürdürülmesi için ise düzenli ve dengeli beslenmeyi önermektedir. Yapılan çalışmalarda pilotların uçuş esnasındaki koşullardan dolayı enerji gereksinmelerinin arttığı tespit edilmiş ve tükettiklerinin uçuş üzerinde önemli etkileri olduğu bulunmuştur.  Özellikle, hidrasyon durumları, uçuş öncesi ve uçuş esnasında beslenme, vücut kompozisyonları ve suplementler konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir.  Uçuşlarda yükseklik arttıkça pilotlar hipoksiye maruz kalmaktadır. Hipoksi durumunda su ve tuzun renal atımı hızlanır. Ventilasyonun da artışı ile birlikte sıvı kaybı da artır. Dehidratasyon meyili oluşmaya başlar. Dehidratasyon ise periferal görüşü azaltır. Bu nedenle pilotlar su içmek için susamayı beklememelidir. Uçuş öncesi gerekli hidrasyon sağlanmalıdır (1). Sıcak koşullarda ve yoğun manevralarla uçuş yapacak olan askeri ve akrobasi pilotlarının uçuştan önceki 4 saat içinde 400-600 ml su tüketmeleri gereklidir. Daha fazlası gereksizdir. Buna ek olarak her uçuş saati için 10-20 ml kadar daha su tüketmeleri gereklidir (2). Uçuş öncesi beslenme konusunda ise araştırmalar yüksek proteinli bir öğüne göre yüksek karbonhidratlı bir öğünün hipoksiye maruz kalma durumunda hemoglobin doygunluğunu daha iyi sağladığını göstermiştir (3). Nedeninin glikozun akut durumlarda ilk kullanılan yakıt olması olduğu düşünülmüştür (4).

Hava hastalığı pilotlarda sık görülen bir durumdur. Bu nedenle uçuş öncesi baharatlı ve acılı yiyeceklerden ayrıca gazlı içeceklerden uzak durulması gerekmektedir. Daha yumuşak, hafif aromalı, tuzlu krakerler tüketmeye ve soda ya da su içmeye teşvik edilmeleri gerekmektedir (5). Yüksek irtifaya bağlı anoreksiya olarak tanımlanan, yüksek uçuş esnasında ghrelin seviyelerinin düşmesine bağlı iştah baskılanması durumunda ise pilotların beden kütle indekslerini koruyabilmeleri için mutlaka kalori almaya teşvik edilmesi gerekmektedir (6). Kadınların daha sık hava hastalığına yakalandığı ve bunun diyetlerinde görülen A vitamini, D vitamini ve demir eksikliklerinden olabileceği düşünülmektedir (7).

Beden kütle indeksi pilotlar için ayırıcı bir durumdur. Çünkü obez insanlar daha fazla yağ dokusu taşır. Yağ dokusu ise nitrojeni uzun süre koruduğundan obez-pilotlar dekompresyon hastalığı (DCS) geçirmeye daha yatkındır (8,9). Pilotlar sık sık takviye kullanmaktadırlar. Fakat askeri pilotlar sadece izin verilen takviyeleri alabilirler. Pilotların kaçınması gereken 2 önemli takviye vardır. Bunlardan birincisi kan basıncını ve vasküler direnci azaltması nedeniyle Koenzim Q-10 ve ikincisi akut manevralar esnasında baş ağrısı sıklığını artıran L-Arjinin (10).  Diğer vitamin ve minerallerin eksiklik durumunda takviye edilmesi gerekmektedir. Özellikle demir ve kreatin monohiratın uçuş performansı üzerine olumlu etkileri vardır (11,12). Sık kafein almaya meyilli olan bu grubun kafeinin yan etkilerinin görülmeye başlandığı 600 mg ve üzerindeki dozları tüketmemesi gerekmektedir. Uyku yoksunluğu sırasında her 12 saatte bir kez 300 mg yavaş salınımlı kafein alımının yan etkiler olmadan bilişsel performansı arttırdığı gösterilmiştir (13,14).

Dengeli öğün ve beslenme planlarının bireysel olarak düzenlenmesi gerekir. Fiziksel aktivite hesaplanırken pilotların ağırlık sporcusu olarak değerlendirilmesi ile ilgili öneriler vardır.  Bütün bu önerilerin uçuş hekimliği ve bu konuda uzmanlaşmış diyetisyenler tarafından havacılık tıp merkezlerince takip edilmesi gereklidir.

Yazar: Yasemin Öztürk

Editör: Kurtuluş Öztürk

 

Kaynak ve İleri Okuma:

  1. Shaw, Rogers V. II. “Dehydration and the Pilot.”The Federal Air Surgeon’s Medical Bulletin (Spring 2000); 10.
  2. Lindseth, P. D., Lindseth, G. N., Petros, T. V., Jensen, W. C., & Caspers, J. Effects of hydration on cognitive function of pilots. Military Medicine 2013; 178(7): 792-8.
  3. Charlot, K., Pichon, A., Richalet, J. P., & Chapelot, D. Effects of a high-carbohydrate versus high-protein meal on acute responses to hypoxia at rest and exercise. European journal of applied physiology 2013; 113(3), 691-702.
  4. Golja, P., Flander, P., Klemenc, M., Maver, J., & Princi, T. Carbohydrate ingestion improves oxygen delivery in acute hypoxia. High altitude medicine & biology 2008; 9(1).
  5. Lindseth, G., & Lindseth, P. D. (1995). The relationship of diet to airsickness. Aviation, space, and environmental medicine, 66(6), 537-541.
  6. Wasse, L. K. ,Sunderland, C., King, J. A., Batterham, R. L.,Stensell, D. J. Influence of rest and exercise at a simulated altitude of 4,000 m on appetite, energy intake, and plasma concentrations of acylated ghrelin and peptide YY J. Appl. Physiol. 2012; 112: 552-559.
  7. Stray-Gundersen, J., Alexander, C., Hochstein, A., deLomos, D. And Levine, B.D. Failure of red cell volume to increase to altitude exposure in iron deficient runners 1992; Med. Sci. Sports Exer., 24, S90.
  8. Lippl FJ, Neubauer S, Schipfer S, Lichter N, Tufman A, Otto B, Fischer R. Hypobaric hypoxia causes body weight reduction in obese subjects. Obesity (Silver Spring) 2010; 18: 675–681.
  9. Roberts, A. C., Butterfield, G. E., Cymerman, A., Reeves, J. T., Wolfel, E. E., & Brooks, G. A. Acclimatization to 4,300-m altitude decreases reliance on fat as a substrate. Journal of Applied Physiology 1996; 81(4), 1762-1771.
  10. Mansoor, J. K., Morrissey, B. M., Walby, W. F., Yoneda, K. Y., Juarez, M., Kajekar, R., … & Schelegle, E. S. (2005). L-arginine supplementation enhances exhaled NO, breath condensate VEGF, and headache at 4342 m. High altitude medicine & biology 2005; 6(4), 289-300.
  11. Bailey, D. M., & Davies, B. Acute mountain sickness; prophylactic benefits of antioxidant vitamin supplementation at high altitude. High altitude medicine & biology 2001; 2(1), 21-29.
  12. Sather, T. E., CAsP, C. L., Cromartie, F., & Evans, M. W. The Safety and Effectiveness of Supplement Use in Aviation.
  13. Beaumont, M., Batejat, D., Pierard, C., Coste, O., Doireau, P., Van Beers, P., Chauffard, F., Chassard, D., Enslen, M., Denis, J. B. and Lagarde, D. Slow release caffeine and prolonged (64-h) continuous wakefulness: effects on vigilance and cognitive performance. J. Sleep Res. 2001; 10: 265–276.
  14. Killgore, W. D., Rupp, T. L., Grugle, N. L., Reichardt, R. M., Lipizzi, E. L., & Balkin, T. J. Effects of dextroamphetamine, caffeine and modafinil on psychomotor vigilance test performance after 44 h of continuous wakefulness. Journal of sleep research 2008; 17(3), 309-321.
Paylaşmak Güzeldir:

İlginizi Çekebilir