Haftanın Makaleleri – 3

 

  1. Perspective: Do Fasting, Caloric Restriction, and Diets Increase Sensitivity to Radiotherapy? A Literature Review

Bu derleme, onkoloji alanında çalışan ya da konuya akademik düzeyde merak duyan birçok diyetisyen, doktor ya da eczacının merak ettği önemli bir konuya dair açıklamalar sunuyor. Özellikle radyoterapi tedavisi alan kanser hastalarında; kalori kısıtlaması, ketojenik diyet, protein kısıtlaması ve kısa süreli açlık gibi alternatif nütrisyonel yaklaşımların tartışıldığı bu derleme, bahsi geçen nütrisyonel modellerin radyasyon duyarlılığına olan etkisinden klinik çalışmalarda elde edilen bulgulara kadar tartışıp bize düşünecek birçok yeni konu veriyor. Bölüm bölüm irdelenmesi gereken bir çalışma olmasına rağmen özetlemek gerekirse şunlar vurgulanmıştır:

*Kalori kısıtlamasının radyoterapi sırasında tümör yanıtını olumlu etkileyebileceği lakin bu durumun ağırlık kaybına neden olabileceği için ciddi riskler de barındırdığı

*Ketojenik diyetin -preklinik modellerin çoğunda- antitümöral yanıtı geliştirdiği gösterilmesine rağmen bu bilginin kliniğe aktarılmasının şu aşamada oldukça zor olduğu

*Beslenme stratejisinin, her kanser türünün kendi biyolojik yanıtına göre planlanması gerektiği

 

  1. Effects of Total Red Meat Intake on Glycemic Control and Inflammatory Biomarkers: A Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials

Kardiyometabolik hastalığı olmayan hastaların içeren bu meta-analiz, yetişkinlerde kırmızı et tüketiminin glisemik yanıt ve inflamatuar belirteçler üzerindeki etkisini değerlendirmek için yapılmıştır. Ağustos 2019’a kadar yapılan ve ilgili veri tabanlarında bulunan 1172 araştırma bulunmasına karşın gerekli kriterleri karşılayan 24 çalışma analiz için uygun bulunmuştur. Çalışma sonucunda, toplam kırmızı et tüketiminin, glisemik kontrol ya da inflamasyon belirteçlerini etkilemediği görülmüştür. Konu ile ilgili geçmiş meta-analizler de toplam kırmızı et tüketiminin, kardiyovasküler hastalığı ya da tip 2 diyabeti bulunmayan ancak risk altında olan bireylerde, kardiyometabolik risk faktörlerinde kısa vadeli bir değişikliğe neden olmadığını göstermiştir. Bu meta-analizin sonuçları özellikle kırmızı etin miktarı ve uygulanan takip süresi nedeniyle eleştiriye açık olup esas değerlendirme için daha farklı alt grupları içeren daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç vardır.

 

  1. Dietary Supplements Use among Adults with Cancer in the United States: A Population-Based Study

Bu çalışma ABD’de kanser hastası yetişkinlerin gıda takviyesi kullanımlarını ve bununla ilişkili nedenleri incelemek için yapılmıştır. Buna karşın, çalışmayı haftanın makaleleri listemize alma nedenimiz bu değil. Çalışma sonucundan görüyoruz ki ABD’de yaşayan kanser hastası yetişkinler içerisinde gıda takviyesi kullanma oranı %66.1. En önemlisi ise gıda takviyesi kullananların genel sağkalım oranlarında herhangi bir iyileşme görülmemektedir. Geçmiş çalışmalar irdelendiğinde son yıllarda kanserli bireyler arasında (ABD’de) gıda takviyesi kullanma oranının arttığı fakat bu artışın genel populasyonda gözlenen artışın bir yansıması olduğu vurgulanmıştır.

Yazar: Kurtuluş Öztürk

Editör: Kurtuluş Öztürk

 

Paylaşmak Güzeldir:

İlginizi Çekebilir