Diabulimia

Yeme bozuklukları son dönemlerde hızla yaygınlaşmış ve farklı başlıklar altında incelenmeye başlanmıştır. Son zamanlarda göze çarpan yeme bozukluklarından biri de “Diabulimia”dır. Yeme bozuklukları diyabetli genç bireylerde oldukça sık görülür. Bu genç bireyler vücut ağırlıklarını yönetmek için insülin manipülasyonundan faydalanırlar(1). Diabulimia henüz resmi bir tanıma sahip değildir. Bu ifade ise diyabet tanısı almış, kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak için insülin dozunu kısıtlayan ya da insülin uygulamasını atlayan bireyler için kullanılmaktadır. Bu bireyler bunların dışında karbonhidratlardan ve yağlardan kaçınabilir, tıkınırcasına yeme davranışları gösterebilir ve daha sonra suçluluk duyarlar. Oluşan tablo ağırlıklı olarak tip 1 diyabetli genç kadınlarda görülen bir tür kilo kaybetme stratejisidir. Bu sebeple kullanılabilecek doğru terimin “tip 1 diyabetli yeme bozukluğu” olması gerektiği öne sürülmüştür(2). Bazı kaynaklarda dünyanın en tehlikeli yeme bozukluğu olarak tanımlanmıştır(3). Tedavi edilmediğinde yüksek morbidite ve mortalite insidansına yol açmaktadır(1).

Diyabetli hastalar her türlü yeme bozukluğuna karşı dikkatle taranmalıdır. Çünkü bu hastalarda diyet listeleri; diabetes mellitus nedeniyle yasaklanmış gıdalar ve kronik bir hastalığın getirdiği stres nedeniyle kaygıya neden olur ve zihinleri gıdalar ile kilo kontrolüne odaklanabilir. 12 ile 18 yaşları arasında DM’li 91 kadın hastanın yeme tutumunun değerlendirildiği dört yıllık gözlemsel bir çalışmada hastaların % 45’inde tıkınırcasına yeme bozukluğu ve % 8’inde kusma davranışı saptanmıştır(4,5). Diabetes mellitus tedavisinde insülin dozlarını atlayarak kilo kontrolü sağlama oranı; preadolesan kızlarda % 2, ergenlikte % 11-15 ve yetişkinlikte % 30-39 olarak bildirilmiştir (4,5,6,7). Belirtileri arasında; ağırlık kaybı ya da değişken ağırlık, yüksek HbA1C değerleri, sık diyabetik ketoasidoz, semptomatik hiperglisemi (poliüri, polidipsi, uyuşukluk, pamukçuk), diyabetik komplikasyonların erken yaşta başlaması, gizli insülin enjeksiyonu ya da enjeksiyonlardan kaçınma, klinikte tartılmayı reddetme, diyabet randevularına katılmama, sınırlı kan şekeri takibi, kendini takip etmeye isteksizlik, depresyon ve anksiyete belirtileri, amenore, iştah değişikliği, obsesif karbonhidrat sayımı (etkili karbonhidrat sayımı için gerekenden çok daha fazlası), bozulmuş vücut imajı, günlük faaliyetlerden uzaklaşma, olağandışı yeme düzeni ve alışkanlıkları vardır(2). Farklı hastalıklar ile karıştırılmamalı, hastayı takip eden doktor, hemşire ve özellikle diyetisyen bu konuda dikkatle olmalıdır. Bu belirtiler gözden kaçırıldığında hastada körlük ve amputasyonlara kadar ilerleyen diyabetik komlikasyonların yaşanması muhtemeldir.

Yeme bozukluklarının tedavisi için ilk strateji, kendi kendini izlemenin yanı sıra bilişsel davranışçı tedavidir (CBT). Fairburn ve meslektaşları tarafından geliştirilen bu tedavi süreci(8), yeme davranış bozukluğu olan hastalarda uzun süreli değişiklikler yapmada % 40-50 başarı oranına sahiptir. Antidepresan ilaç tedavisi, diğer tedaviler başarısız olduğunda önerilmektedir. Tüm bunlara rağmen remisyona girmemiş diabulimia hastaları vardır. CBT’nin daha yoğun şekli, diğer tedavi yöntemleri sonuçlandıktan sonra hala semptomları olan bireyleri tedavi etmek için kullanılır. Tartışılan tedavi seçenekleri anoreksiya nervoza ya da bulimia nervoza için önerilmiş olsa da, klinik özellikleri benzer olduğu için diabulimia hastalarında da başarıya ulaşmıştır(9).

Diabulimia fenomeni 1980’lerin sonlarından bu yana araştırma literatüründe belgelenmiş olmasına rağmen, durum hakkında hala çok az şey bilinmekte ve genellikle diabulimiye ilişkin literatür eksikliği bulunmaktadır. Bu, durumun önemini yerel, ulusal ve küresel düzeyde vurgulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir(1). Tüm bu bilgiler ışığında, diyetisyenin, yatışı yapılmış diyabetik bireyleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Yatış esnasında, tip 1 diyabetli hastalar yeme bozukluğu açısından diyetisyen başta olmak üzere sağlık ekibi tarafından dikkatle taranmalıdır.

Yazar: Yasemin Öztürk

Editör: Kurtuluş Öztürk

 

KAYNAKLAR:

1)  Callum, A. M., & Lewis, L. M.Diabulimia among adolescents and young adults with Type 1 diabetes. Clinical Nursing Studies 2014; 2(4).

doi:10.5430/cns.v2n4p12

2)  Chelvanayagam, S., & James, J. What is diabulimia and what are the implications for practice? British Journal of Nursing 2018; 27(17), 980–986. doi:10.12968/bjon.2018.27.17.980

3)  Ingrid Torjesen.Diabulimia: The World’s Most Dangerous Eating Disorder, BMJ 2019;364:l982. doi: 10.1136/bmj.l982.

4)  Kinik, M. F., Volkan Gonullu, F., Vatansever, Z., & Karakaya, I.Diabulimia, a Type I diabetes mellitus-specific eating disorder. Türk Pediatri Arşivi 2017; 52(1), 46–49. doi:10.5152/turkpediatriars.2017.2366

5) Rydall AC, Rodin GM, Olmsted MP, Devenyi RG, Daneman D. Disordered eating behavior and microvascular complications in young women with insulin-dependent diabetes mellitus. N Engl J Med1997; 336: 1849-54.

6) Jones JM, Lawson ML, Daneman D, Olmsted MP, Rodin G. Eating disorders in adolescent females with and without type 1 diabetes: cross sectional study. BMJ 2000; 320: 1563-6.

7) Colton P, Olmsted M, Daneman D, Rydall A, Rodin G. Disturbed eating behavior and eating disorders in preteen and early teenage girls with type 1 diabetes. Diabetes Care 2004; 27: 1654-9.

8) Clark DM, Fairburn CG. Science and Practice of Cognitive Behaviour Therapy: Oxford University Press, USA. 1996.

9) Larranaga A, Docet MF, Garcia-Mayor RV. Disordered eating behaviors in type 1 diabetic patients. World Journal of Diabetes 2011; 2(11): 189-195. PMid:22087355.

Paylaşmak Güzeldir:

İlginizi Çekebilir